Güncel Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.02.2011

Peki şimdi ne olacak?



İbrahim Karagül
ikaragul@yenisafak.com.tr
15 Şubat 2011 Salı
Peki şimdi ne olacak?


Değişim, darbe ve isyan dalgalarının giderek güç kazandığı, önüne çıkan herkesi silip süpürdüğü Ortadoğu'da, perde gerisindeki kirli pazarlıklar üzerinden değişimi yönetmeye çalışanlar hepimize, hiç de hoşlanmayacağımız, bir yol haritası mı dayatıyor?

Sistemin bekası, Batı'nın yüksek çıkarları ve İsrail'in güvenlik kaygılarına göre biçimlendirilip pazarlanan bu paket, değişimi etkisiz hale getirebilecek mi yoksa bir çoğu gibi çöpe mi atılacak?

7.02.2011

Bu devrimler kimin ürünü?



Bu devrimler kimin ürünü?
kemalozer@timeturk.com
03.02.2011

Şimdi artık tartışma Ortadoğu dizaynını kimin yaptığında. Kimine göre yüzyıldır bastırılmış ‘halkların hareketi’, kimine göre ise küresel bir tasarım.
Acaba bu seçeneklerden hangisi doğru? Bu halk hareketi değil, Ortadoğu’nun yeniden dizaynı dediğinizde gelecek eleştiri, ‘halkları neden küçümsüyorsunuz?’ seklinde…
Oysa burada hiçbir küçümseme yok. Bunun salt bir ‘halk hareketi’ olduğunu söylerseniz, halklara hak ettiklerinden fazla değer yükler ve hakikatten uzaklaşabilirsiniz.
Batının en büyük korkusunun halk hareketleri olduğunu baştan not edelim. Bu yüzdendir ki, nüfuslar hep kontrol edilebilecek seviyede tutulmak istenmiştir. “Bakabileceğin kadar nüfus” masalı aslında kontrol edebileceğin yani yönetebileceğin kadar nüfus demektir.
Hangi rejim olursa olsun, o rejimi yıkabilecek tek şey rejimin ihtirasa boğulmuş körlüğü. İster zengin, isterse de fakir olsunlar Ortadoğu’daki tüm rejimlerin en büyük hatası da bu.
Suudi Arabistan, Libya gibi halkı görece olarak daha zengin olan ülkelerin rejimleri, zengin halkların harekete geçmeyeceği üzerinden hesap yapıyor olabilirler. Diğer yandan ise halkı fakru zaruret içinde kıvranan Mısır, Sudan, Yemen ve Suriye gibi rejimlerde, halklarının ekmek derdiyle uğraşmaktan rejimle mücadeleye mecallerinin olmadığı saplantısıyla hareket edebilirler.
Aslında her ikisi de bir bakıma haksız sayılmaz. Ekonomik olarak müreffeh olanlar, kurulu düzenlerinin akamete uğramasını istemezler. Sadakaya bile muhtaç haldeki toplumların dertleri ise midelerinin ihtiyacını karşılamaktır.
Bu rejimler; çoğunluğu lise veya üniversite eğitimi almış, çok sayıda dil bilen, İnternet’i sürekli kullanan ve  talepleri eski nesilden çok farklı bu gençliğin gelişini okuyamadılar. Bu da rejimlerin önemli körlüklerinden biriydi.
Kişisel ve Manevi Gelişim  Okunma:

1.02.2011

İsrail'le radikalizm kıskacında devrim

01 Şubat 2011 Salı
İsrail'le radikalizm kıskacında devrim
İsrail'le radikalizm kıskacında devrim Bugün bir haftasını dolduran gösteriler için önemli bir dönüm noktası olacak. Bu satırların yazıldığı sırada muhalefet genel grev ve kitlesel gösteri çağrısı yapan muhalefete karşılık kabine üyelerini yeni yeni açıklıyordu Mübarek. Bu da şahinleşme işaretleri veren Mübarek'le muhalefet arasında Tahrir Meydanı'nda tam bir güç gösterisi yaşanacağı anlamına geliyor.. Mübarek adeta savaş kabinesini andıran yeni hükümetiyle kolay pes etmeyeceğinin işaretini veriyor. Göstericilerle arasında adeta kan davası olan polisin yerine meydanlara sürdüğü asker en önemli kozu.

Mübarek gidecek: 20. Yüzyıl'ın rövanşı bu!

İbrahim Karagül
ikaragul@yenisafak.com.tr
01 Şubat 2011 Salı
Mübarek gidecek: 20. Yüzyıl'ın rövanşı bu!

Artık geri dönüş yok. Hüsnü Mübarek ya büyük bir katliam yapacak ya da çok kısa süre içinde ülkeyi terk etmek zorunda kalacak. Çünkü kaybetti. Daha bu aşamada kaybetmiş durumda. Bundan sonra işleyeceği cürümler, günahlarını artırmaktan başka hiçbir işe yaramayacak. Endişe edileni yaparsa, eski alışkanlıklarına göre davranır kanlı bir senaryo yazarsa, ülkeden kaçma fırsatı bile bulamayabilir.

31.01.2011

Mısır'ın gidişatı ve Gannuşi'nin Tunus'a dönüşü

                                                                    Hakan Albayrak
                                                                 halbayrak@yahoo.com
                                                                31 Ocak 2011 Pazartesi





Mısır'ın gidişatı ve Gannuşi'nin Tunus'a dönüşü
Mısır sokaklarından yükselen "Yeter!" nidası ayyuka çıktı, fakat Hüsnü Mübarek firavunlukta diretiyor. Şimdi de Ömer Süleyman'ı başkan yardımcılığına getirmiş, halef ilan etmiş. 'Ben gitsem de kahpe düzenimin çarkı dönmeye devam edecek' diyor adeta. Millete meydan okuyor.

26.01.2011

Hizbullah Devleti

                                                                     İbrahim Karagül
                                                               ikaragul@yenisafak.com.tr
                                                                26 Ocak 2011 Çarşamba


Hizbullah devleti!

Ne diyeceğiz şimdi? "Lübnan terör devleti" mi diyeceğiz? ABD ve müttefiklerinin terör algısına bakılırsa öyle diyeceğiz. Bölgenin dinamiklerine bakıp, kitlelerin sesine kulak verirsek Lübnan'da Lübnanlılar'ın devleti var, Lübnanlılar'ın hükümeti kuruluyor diyeceğiz. Elbette ikincisi doğru ve elbette doğruya inanacağız. Elbette, terör kartı ve terör söylemini bir tür güvenlik projesi olarak kullananların, bölgeye yönelik ayrıştırıcı-çatıştırıcı projelerini bu kart üzerinden yürütenlerin tuzağına düşmeyeceğiz.